TDF | 18.12.2017 | Trabzon Dernekleri Federasyonu

HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL

  • 01 Eylül 2016
  • 0 YORUM
  • 305 KEZ OKUNDU
HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL

ALİ SÜKRÜ BEY – HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL KİTABI

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın “ALİ SÜKRÜ BEY – HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL” adlı Necmettin Alkan, Uğur Üçüncü’nün çalışmasını yayınladı.
ALİ SÜKRÜ BEY – HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL KİTABI Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın “ALİ SÜKRÜ BEY – HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL” adlı Necmettin Alkan, Uğur Üçüncü’nün çalışmasını yayınladı.

Trabzon Dernekleri Federasyonumuz ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın ortak çalışmaları kapsamında bu kitaplardan 300 adet Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak, İstanbul’daki Derneklerimize dağıtılmak üzere bir program düzenlendi. TDF Gençlik Kolları konunun önemi nedeniyle, federasyon bünyesindeki derneklere ulaştırma konusunda önce bu konuyla ilgili bir etkinlik yaparak bu etkinlik çerçevesinde dağıtmayı kararlaştırdı. 12 Mayıs 2015 Salı akşamı TDF Gençlik Kolları toplantısına konuk edilen Genel Başkan danışmanı Enes Arslantürk’ün engin tarih bilgisi ve tecrübesinden faydalanılarak Ali Şükrü Bey konulu herkesi kendine hayran bırakan bir mini panel yapılarak TDF gençliği bilgilendirildi. Enes Arslantürk, Ali Şükrü Bey hakkında yaptığı bilgilendirmede “Namusu, ırzı, vatanı, milleti, bayrağı ve halifesi uğruna kendini feda etmiş bir kahramandır.” Dedi. Daha sonra ise Trabzon Belediyesinin Ali Şükrü Bey – Hürriyet Uğruna 39 Yıl adlı kitabı herkese dağıtıldı ve TDF Gençlik Kolları Başkanı İbrahim AKIN “Bu konuda daha detaylı bilgi sahibi olunması için herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum. Umuyoruz ki bundan sonra Trabzonlu Milletvekilleri Ali Şükrü Bey’e iade-i itibar verilmesi için çaba gösterirler” dedi. Topal Osman, Ali Şükrü Bey’i neden öldürdü.? Bilindiği üzere, Birinci Mecliste iki grup vardı. Birinci Grubun lideri Selanikli Mustafa Kemal, İkinci Grubun lideri ise Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey idi. Kazım Karabekir Paşa’nın aktardığı şu hadise M. Kemal’in Ali Şükrü Bey hakkındaki düşüncelerini anlamamız açısından son derece önemlidir: “Gazi Mustafa Kemal pek asabi idi. Muhaliflerden Ali Şükrü Bey, Ankara’ya matbaa makinesi getirmiş.. Tan adında bir gazete çıkaracakmış, siz hâlâ uyuyorsunuz” diye yaveri Cevat Abbas Bey’e verdi; veriştirdi. Ve “yakın, yıkın” diye çıkıştı. Yalnız kalınca kendilerini teskin ettim. Bu tarzdaki beyanatının dışarıya aks edebileceğini ve pek de doğru olmadığını anlattım.” Ve beklenen olur… 26 Mart 1923 günü akşamından sonra Ali Şükrü Bey aniden ortadan kaybolur. Ali Şükrü Bey’in kardeşi Şevket Bey de dönemin Başbakanı Rauf Orbay’a gidip ağabeyinin kayıp olduğunu söyler. Konu ile ilgili olarak Başbakan Rauf Orbay anıların¬da şöyle yazıyor: “Derhal arama emri verdim. Ankara Valisi Abdülkadir Bey, Jandarma Komutanı, Polis Müdürü ve bütün gü¬venlik kuvvetleri seferber oldukları halde, hatta kendi arabamı da arama işlerine verdiğim halde iz bile bulunamadı. Devamlı aramalar sonunda Çankaya yolundan geçen arama ekibine bağlı jandarmaların, ana yoldan ayrılan ara¬ba izlerini tarlada sürdürmeleri sırasında yeni kazılmış bir çukurda Ali Şükrü Bey’in ölüsüne rastlanır. Ölünün avucundaki, sımsıkı tutulmuş bir sandalye ha¬sırı parçasının da Topal Osman’ın evinde bulunan kırık sandalyeye ait olduğu tespit edilince, ele sağlam bir ipucu geçirilmiş oldu. Yakalanan Osman Ağa’nın adamı Musta¬fa Kaptan da Ali Şükrü Beyi kendisinin Topal Osman’ın evine götürdüğünü söyledi. Ali Şükrü Bey’i orada ayakta duran Osman Ağa’nın karşısına oturtmuşlar. Ve verdikleri kahveyi içerken birdenbire üzerine atılarak boğmuşlar. Mustafa Kaptan’ın bu itirafı ile olay tamamen aydınlanmış¬tı. Bu haberi akşamüzeri meclisteki odamda çalışırken ge¬tirdiler.” Rauf Orbay bunun üzerine Mustafa Kemal’e bir tezke¬re yazdığını, yemekten sonra Mustafa Kemal ve Latife Ha¬nım ile istasyondaki evde görüştüklerini ve olayı anlattığını yazıyor. Sonra Papazın Bağı’nda olduğu sanılan Topal Os¬man ve adamları üstüne Meclis Muhafaza Birliği’ni değil, Muhafız Taburu Komutanı İsmail Hakkı Tekçe’yi hareke¬te geçirdiklerini anlatır. Devamında: “Osman Ağa üstüne gelindiğini sezince, Çankaya Köşkü’ne hücum etti. Köşkte kimseyi bulamayınca kapıyı kı¬rıp içeri girdi, ne bulduysa parçalayıp ortalığı karmakarı¬şık etti. Bu haber geldiği sırada silah sesleri de duyuldu. Bir süre sonra haber geldi. Osman Ağa altı yardımcısı ile vu¬rulmuş ve ele geçirilmiştir.” Cemal Şener’in de yazdığı gibi, burada üstüne askerler gidince Osman Ağa’nın Cum¬hurbaşkanı ve Başkomutan olarak Mustafa Kemal’in ikametgâhı olan Çankaya Köşkü’ne hücum etmesi çok anlam¬lıdır. Topal Osman, Ali Şükrü’nün öldürülmesini tek başı¬na planlamış olsaydı suçluluk psikolojisi ile daha farklı davranırdı. Ama silahlı askerler üstüne gelince tehlikenin Çankaya’dan kendi hayatına yöneldiğini görmüş olacak ki, kendisini bu duruma düşüren yere karşı yapacağı son şeyi yapıp silahlı saldırıya geçmişti, neden başka kimseye veya yere değil de M. Kemal’e silah çekmişti. Bu davranış çok anlamlı olsa gerek. Ayrıca Mustafa Kemal’in Topal Osman üstüne Muhafız Taburunu gönderince Çankaya Köşkü’nü boşaltıp, istasyondaki eve yerleşmesi de olduk¬ça anlamlı olsa gerektir. Olan biten adeta yapılan bir söz¬leşmenin tek taraflı olarak rafa kaldırılmasını anımsatıyor. Topal Osman’ın köşkten karşılık alamayınca kapıları kırıp içeri girmesi ve kimseyi bulamayınca ne bulduysa tahrip etmesi adeta bir kahrolmanın ifadesi sayılabilir. Topal Osman’ın yaralı yakalandığı halde ölüme terk edilmesi, “acaba susturuldu mu.?” sorusunu akıllara getirmiyor değil. Nitekim Topal Osman’ın arkadaşı Mustafa Sütlaç’ın oğluna anlattıklarına göre, Topal Osman yaralı olarak sedyede taşınırken Mustafa Kemal Atatürk’e küfrediyor ve kendisine kalleşlik yaptığını söylüyormuş. Meclis karıştı… Başta Erzurum meb’usu Hüseyin Avni Bey olmak üzere bazı milletvekilleri heyecanlı konuşmalar yaptılar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ